Ana sayfa Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

gezip gördüm

Gezipgordum.com yaklaşık 6 yıldır yayında. Bu süre zarfında da gerek sosyal medya hesaplarımızdan gerekse de sitedeki iletişim ve yorum alanlarımızdan birçok ziyaretçi sorusu alıyoruz. Bu nedenle en sık gelen soruları bu sayfa altında toptan cevaplamak istedim.

1. Kaç ülke gezdin?

Eveet, klasik sorumuz. Öncelikle hiçbir zaman skorcu olmadım bu nedenle yalnızca bir şehrini gördüğüm bir ülkenin tamamını görmüş gibi davranmayı pek doğru bulmuyorum. Bir de tekrar tekrar gitmekten hiç sıkılmadığım ülke ve şehirler var. Sonuçta bu şehirlere gidinceye kadar yenilerine gidebilirdim ama benim için en güzel seyahat en keyif aldığım olan. Yine de soruya kabaca bir cevap vermek gerekirse 30 ülkeyi geçeli baya bir zaman oldu.

Sami Altınay
Gezip gördüğüm en orijinal yerlerden: Gardens by the Bay, Singapur (2016)

2. En sevdiğin yer neresi? Nerede yaşamak isterdin?

İlk kez gittiğim bir yer çok çok güzel olmasa da yeni yerleri gezip görme heyecanı ve zevki benim için çok önemli duygulardan. Yine de herkes gibi benim de birçok favori şehrim var. Amsterdam‘a 3 kez gitme şansım olsa da fırsatım olsa ayda 1 gün gider kanallar arasında dolaşır gelirim, o derece severim. Bunun dışında Barselona, Londra, Singapur şu ana kadar en çok hoşuma giden yerlerden olmuştu. Çok tarihi olmasa da Amerikan şehirlerinin aksine Avrupayı daha çok andıran ve bir süre yaşadığım San Francisco‘da en çok etkilendiğim hatta yaşamak için tercih edeceğim ender yerlerden biri diyebilirim.

Sami Altınay
2 ay yaşadığım San Francisco Türkiye dışında yaşamak isteyeceğim ender yerlerden. (Alamo Square, 2009)

3. Peki en sevmediğin yer?

Bu soruya tüm gezginler “hayır yok, her yer çok güzel” gibi klasik cevaplar verse de ben gerçekleri paylaşmaktan yanayım :) İlk olarak gezip görmekten pişman olduğum hiçbir yer olmadı. Sonuçta dünyanın her şehri ve ülkesi birbirine benzese gezmenin de pek anlamı olmazdı. Yine de gezdikten sonra biraz hayal kırıklığına uğradığım yerler olmadı değil. Mesela küçüklüğümüzden beri filmleriyle büyüdüğümüz Hollywood, Los Angeles‘ı gördüğümdeki şaşkınlığımı unutamam. “Ne yani, burası mı?” gibi bir modda kalmıştım. Ama Universal Studios Hollywood turu da aynı şehirde yaptığım, yıllarca unutamadığım bir gezi oldu. Bunun dışında Hollanda’nın Erasmus kenti Rotterdam ve ufak Benelux ülkesi Lüksemburg‘u da daha cazip ve eğlenceli beklerdim. İlk etapta aklıma gelen yerler bunlar.

Sami Altınay Hollywood
Ciddiyetimden de anlamışsınızdır, Hollywood tam bir hayal kırıklığı dostum!

4. Gezecek parayı nereden buluyorsun?

Bu soruya da çoğu gezgin arkadaş gibi hayat dersi vererek cevap vermek istemiyorum. Sonuçta seyahat etmek özellikle asgari ücret ya da biraz üzerine çalışan bir aile reisi için çok lüks bir hobi olabiliyor maalesef.

Ben aslen mühendisim ve yönetici olarak çalışıyorum. Bunun dışındaki vaktimin neredeyse tümünü ise gezipgordum.com ve ailem için harcıyorum. Benim için seyahat etmek vazgeçilmez bir hobi. Bu yüzden eğer 1000 TL biriktirme şansım olursa bunu kenara atıp ilk seyahatlerimde kullanıyorum. Bu paralar biriksin ileride şunu bunu alırım demektense genç yaşta elimden geldiğince gezmek ve yaşlanınca da bunun pişmanlığını yaşamamak istiyorum. Bunun dışında günlük harcamalarımın çoğunu mil biriktiren kredi kartım ile yapıp en azından belirli dönemlerde uçak biletlerimi biriktirdiğim bu miller ile alıyorum. Eğer para biriktirmede ve bu parayı seyahat için harcamakta zorluk yaşıyorsanız internette ucuz gezmek konulu birçok bloggerın birbirinden güzel yazıları var onlara göz atabilirsiniz.

5. Bu kadar gezecek vakti nereden buluyorsun?

Kısaca: bulamıyorum! Çok ülke gezip görmek sürekli geziyorum anlamına gelmiyor maalesef. Eğer şimdi imkanım olsa en azından 1 ayın 1 haftasını 10 gününü sürekli seyahatlerim için kullanırdım ama hayat her zaman istediklerinizi size altın tepside sunmuyor. Tabi bu da bir seçecek, işimden ayrılıp bu şekilde tam zamanlı bir gezgin olarak da devam etmek olasılık ama benim için uzak bir olasılık. Hatta zaman zaman gelen ücretsiz seyahat tekliflerini bile içim kanayarak sürekli geri çevirmek durumunda kalıyorum.

Kurumsal şirketlerde çalışıp yılın en azından 2-3 haftasını seyahatlerine ayırabilen arkadaşlarıma bile özendiğim doğrudur çünkü bazı seneler bu kadar zamanı bile ben bulamıyorum. Benim için değil 1 sene sonrasına 2 ay sonrasına bile tatil planı yapmak imkansız. 9 günlük bayram tatillerinde “ilk önce aile” mantığı ile en azından tatilin ilk 3-5 gününü aile büyükleri ile geçiyorum. Yıl içinde kalan dönemlerde ise 1 haftalık kaçamaklar benim için can suyu oluyor. Bu konuda özellikle öğrenci ve bekar arkadaşlara tavsiyem “fırsatınız varken gezin“. Ama hostel odasında ama tren garında yatın ama seviyorsanız mutlaka gezin. Yaş ilerledikçe her şey farklı bir boyut kazanıyor.

Dubrovnik old town, liman
Seyahatlerimde çok nadir de olsa deniz ve kültür tatilimi birleştirdiğim oluyor. Yaz tatili için yeterli vaktim olmayan bir sene Balkanlar turu yapıp Hırvatistan’ın turistik şehri Dubrovnik ve Karadağ’un turistik şehri Budva’da birer gece fazla kalarak denizin de tadını çıkartmıştık. (Foto: Dubrovnik Old Town, liman, 2012)

6. Hostel mi hotel mi?

Ben mahremiyeti severim. Üniversite döneminde gezerken bile hostel odasında dahi kalsak iki kişilik özel odalarda kalmaya özen gösterirdim. Couchsurfing konusuna ise hiç girmiyorum bile :) Şimdiki gezilerimde de konaklama, seyahatlerimdeki önemli gider kalemlerinden bir tanesi. Şu an tercihim mümkünse şehrin tam merkezinde değilse de metro gibi toplu taşımanın hemen yanı başında şehrin pahalılık durumuna göre 2, 3, 4 yıldızlı tesislerde konaklamaktan yana. (Bu arada seyahat rehberlerimin bir çoğuna konaklama ve otel tavsiyeleri konusuna büyük önem veriyorum. Konaklayıp memnun kaldığım tüm otellerin bilgilerini rehberlerde paylaşıyorum, bakınız: Roma’da nerede kalınır?)

7. Seyahatlerde yeme içme olayını nasıl çözüyorsun?

Yurt dışı gezilerimde en sıkıntılı konulardan bir tanesi benim için yeme içme konusu. Bazı ülkelerde yemek kokusu bile olay mahallini terk etmem için yeterli olabiliyor :) Tabi olayın bir de İslami yönü var. Üniversite yıllarımda ekonomik geziler yaparken yağı süzülmüş ton balığına kadar yanımda götürüp öğünlerimi o şekilde çözerdim. Şimdi bile uzun süreli gezilerimde yanımıza bayatlamayan hamur işi aldığım doğrudur :) Bunun dışında Subway, KFC, Burger King vb yerler hayat kurtarıcı görevi görüyor.

Paris kahvaltı
Paris’te bir kahvaltı :) Reçeller uçaktan, ekmek ve sebze marketten :) (2011)

8. Yeni seyahatlerini neye göre planlıyorsun?

Herkes gibi benim de küçük yaşlardan beri gezip görmek istediğim, hayalini kurduğum yerler var. Ucuz uçak bileti olsun olmasın öncelik onların. Tabi bunları planlarken mevsimi de dikkate almak lazım. Hayalim bir Asya ülkesi ise tam muson yağmurlarının olduğu dönemde gidersem hem maddi hem manevi zarar görürüm bu yüzden mevsim, bütçem ve hayalim nereye götürürse oraya giderim.

Sami Altınay Kuala Lumpur
Kuala Lumpur 2016. Uzun zamandır Singapur ve Kuala Lumpur’a gitmek istesem de bu hayalim 2016 yılında çok şükür gerçekleşti.

9. Seyahatlerimde İngilizce bilmek zorunda mıyım?

İngilizce bilmek çoğu seyahatte size güzel bir avantaj sağlar ama İngilizce bilmiyorsanız da hemen moralinizi bozmayın. Şu ana kadar gezip gördüğüm ve İngilizce’yi havaalanı ve otel dışında hiç kullanmadığım, daha doğrusu kullanamadığım yerler de olduğu. Fas‘ın turistik şehri Marakeş‘te gezerken sonuçta herkesin İngilizce bilmesini beklemiyorsunuz. Ya da tam tersi, dünya turizminin neredeyse başkenti Paris‘te gezerken sırf gıcıklık olsun diye İngilizce konuşmak istemeyen birileri ile de karşılaşabiliyorsunuz. Bu nedenle İngilizce bilmek evet büyük bir avantaj ama seyahat öncesi güzel bir araştırma ile bu sorunu kolayca çözebilirsiniz.

paris-ingilizce

Son bir örnek, fuar ziyaretçi için Çin‘in en önemli şehirlerinden Guangzhou‘ya gitme planım kesinleştiğinde şehirdeki tüm turistik yerler, alışveriş merkezlerini ve ünü pasajların bilgileri ve adreslerini internetten araştırdım ve bu yerlerin hem İngilizce hem Çince karşılıklarını ufak gruplar halinde yanıma çıktı aldım. Şehirdeki taksicilerin neredeyse hiçbiri İngilizce bilmiyor ama ben gitmek istediğim her yerin adını hazırladığım kağıtlar üzerinden taksilere gösterdim ve kolayca gezdim. Benzer şekilde Guangzhou‘da birçok bitkisel ilaç satan dükkan olduğunu okumuştum. Annem, babam ya da kendi rahatsızlıklarımın Çincelerini yine benzer şekilde kağıtlara hazırladım ve aktarlara gösterip kolayca alışveriş yaptım. Anlatmak istediğim istedikten sonra Çin’de süper İngilizce bilen birinden bile daha kolay ve rahat gezebilirsiniz.

11. Seyahatlerden ne satın alırsın?

En büyük takıntım biblo koleksiyonumdur :) Bu yüzden gittiğim şehirlerden mutlaka o yerin simgesini taşıyan minik biblolar satın alırım. Eğer aynı yere 2. kez gitmişsem de şehrin farklı simgesini taşıyan bir biblo daha alırım. Bu hobimi duyan tüm eş dost da sağolsun bana biblo hediye getiriyor. Evde biblo kleksyionumuz için özel bir dolap var, televizyonun hemen üzerinde. Gün içinde sürekli biblolar ile göz göze gelip seyahat gazına geldiğim doğrudur :)

seyahat koleksiyonu
Vazgeçilmez hobim biblo koleksiyonumun tahminen 1 sene önceki hali. Dolapta yer kalmadığı için kıyı köşede yer bekleyen biblo sayımız da oldukça fazla :)

11. Gezipgordum.com nasıl başladı?

Küçük yaşlardan beri sevdiğim iki hobi olan seyahat etmeyi ve bilgisayar/internet kullanımını birleştirip bir blog açmaya karar verdim. Böylece hem sevdiğim şeylerle uğraşabilecek hem de benim gibi seyahatleri öncesinde internetten uzun araştırmalar yapanlara faydalı olabilecektim. Bu niyetle 2011 Mayıs ayında bir heyecanla yayına başladık ve bu günlere kadar geldik.

12. Sitedeki tüm yazılar ve fotoğraflar size mi ait?

Gönül evet demek isterdi ama cevabım maalesef hayır. Çalışma dönemlerimden dolayı bazen her içeriği kendim hazırlayamıyorum. Bu yüzden sitedeki içeriklerin bir kısmını sitede “yazar” olarak görev alan birkaç arkadaşım da hazırlıyor. Ama her bir içerikte mutlaka benim emeğim var. Kendi hazırlığım tüm içeriklerin yazar profilinde ben gözüküyorum zaten. Fotoğraflar konusunda ise farklı bir düşüncem var. Bir yeri kelimeler ile ne kadar anlatmaya çalışırsanız çalışın bazen 1 fotoğraf karesi onlarca sayfa yazıdan daha fazla etkileyici olabiliyor. Bu mantıkla sitedeki fotoğrafların, görsellerin kalitelerine çok önem veriyorum. Özellikle rehber tarzdaki içeriklerin görsellerinin büyük çoğunluğu stok fotoğraflardan oluşuyor.

gezip gördüm vize

13. Gezipgordum.com’da ben de yazı yazabilir miyim?

Kesinlikle “evet“. Eğer gezilecek yerler ve seyahat etmek konusunda paylaşacaklarınız varsa kapım her zaman herkese açık. Bu noktada dikkate edilmesini istediğim birkaç nokta var. Güzel bir anlatım, az çok imla kurallarına dikkat etmek bu işin olmazsa olmazı doğal olarak bunlar dışında yazılarımızı Google’a da sevdirmemiz gerekiyor. Bu yüzden yazılar hazırlanırken ufak tefek birkaç kurala dikkat ederek yazarsak yazılarımız kısa süre içerisinde arama motorlarının anahtar kelime aramalarında da yükselir ve çok daha fazla okuyucuya ulaşır. Kendi yazılarınızın yayını ile ilgili bana iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.

14. Siteyi kendin mi hazırlıyorsun?

Sitenin ilk yayına başladığı andan itibaren neredeyse tüm önemli konular ile kendim ilgileniyorum. Site başladığı günden bu yana “WordPress” üzerinden çalışıyor. Yayında olduğumuz 6 yıllık süre zarfında ise 3-4 kez büyük çaplı tema ve tasarım değişikliğine gittim. Eğer siz de blog açmak isterseniz internette bu konu ile ilgili muazzam kaynaklar var. O kaynaklardan bir tanesi de “blog nasıl açılır” başlıklı yazı.

Sıkça sorulan sorulan sayfasına ilk etapta ekleyebileceklerim, aklıma gelen bunlar. Bunlar dışında aklınızda deli sorular varsa İletişim sayfası üzerinden bana ulaşabilirsiniz :)