paris gezisi

Otel fiyatlarını incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Hayaller kenti Paris kültür, sanat ve modanın başkentlerinden biri. 2 günde hayaller kenti Paris’te nasıl gezilir? Hem de en ekonomik şekilde. Bu yazıda moda, romantizm, kültür, tarih, sinema ve müzik deyince akla ilk gelen dünya başkentlerinden biri olan Paris’i 2 günde ekonomik şekilde nasıl gezeceğinizi anlatacağım.

Paris'te nerede kalınır? başlıklı yazımda konaklama hakkında önemli bilgileri ve otel tavsiyelerimi okuyabilirsiniz. Paris otelleri için tıklayın.

Pek çok insan bir hayali yaşamak için gider Paris’e. Sadece gezmek görmek için değil, yaşamak için de seçilen bir kenttir Paris. Dünyanın çoğu yerinden akın akın Paris’e gelir insanlar. Bu yüzden burası Fransa’dan çok dünyanın başkentlerinden biridir. Biz de bu hayale ortak olmak; bu havayı kısa da olsa teneffüs etmek için düştük Paris yollarına. İki günlük bir gezi de olsa kentin gelişmiş metro ağı sayesinde pek çok önemli noktaya ulaşabildik. Siz de kısa ve ekonomik bir gezi yapmak istiyor ve bizim gibi kentin dokusuna bir Parisli gibi nüfuz etmek istiyorsanız takılın peşimize. Size özel çizeceğim metro güzergâhını takip ederek iki günde adım adım ekonomik Paris gezi rehberi sayesinde pek çok önemli noktanın tadını çıkartma şansını bulacaksınız.

İşe önce otel bölgesi seçmekle başlamak gerekiyor. Zira eğer seçeceğiniz otel 1-3 zone arasında değilse ulaşım biraz daha zor ve masraflı olacaktır. Biz Montmartre ile Batingnolles Semtleri arasında bulunan Pont de Clichy metro istasyonu yakınındaki Tim Hotel, Ibis, B&B Hotels gibi otellerin  bulunduğu bölgede yer alan Median Paris Congrés otelde kaldık. Bu sayede iki günde Paris gezisi için ekonomik bir başlangıç da yapmış olduk.

Otel çok lüks vaadetmeyen ama oda olarak konforlu ve temiz; nezih bir oteldi. Port de Clichy metro istasyonuna yürüyerek 5 dk.’lık bir mesafede yer alıyordu. Booking.com aracılığı ile rezervasyon yaptığımız için booking.com Paris’te pek çok noktada indirim ve öncelik sağlayan bir de gezi rehberi göndermişti. Otele iki gün için 155 Euro ödedik ki bu ücret Paris’teki üç yıldız oteller için oldukça ekonomik. Siz de bu bölgede bir otel seçebilir; biraz daha fazla öderim diyorsanız metro istasyonu çıkışında yer alan Tim Hotel’i özellikle tercih edebilirsiniz. Burada bulunan Pont de Clicihy 13. Mavi hatta yer alıyor ve bu istasyon 3. Zone sınırında bulunuyor.

Paris Gezisi 1. Gün

concorde paris meydanı rehberi

İlk gün için rotayı iyi çizmek gerekiyor. Bunun için metro istasyonlarında bulunan bir underground haritası edinmeniz şart. Ayrıca iki gün için sadece 1-3 zone kapsamında bulunan yerlere gidecekseniz 18.15 Euroluk biletinizi de hazır etmek zorundasınız. Bu biletle sadece metro hatlarını değil otobüsleri de sınırsız kullanabilirsiniz. İlk gün Sacré-Cour Basilikası‘ını ve Ressamlar Tepesini (Pl. Du Tertre) gezebilirsiniz.

Bunun için söylediğim otellerden birinde kalıyorsanız 13. Line’de bulunan Pont de Clichy’den binecekseniz Palace de Clichy’de line değiştirerek 2. Line olan koyu mavi hatta geçerek Nation yönüne giden trene binecek ve Pigalle’de indikten sonra yine hat değiştirerek Porte de Vincennes yönüne giden 12. Yeşil hatta binecek ve iki durak sonra Lamarck Caulaincourt’ta ineceksiniz. Sacré-Cour Basilikası tam karşınızda olacak. Görmemenin imkanı yok. Bazilikanın hemen altında da Ressamlar Tepesi olarak adlandırılan ve ünlü Amelie filminin önemli mekanlarından biri olan Place du Tertre’ ye geçeceksiniz. Bu bölge Paris’in en yüksek tepesi ve neredeyse tüm Paris’i ayaklarınızın altında hissedebileceğiniz bir yer.

Burayı gezdikten sonra indiğiniz duraktan bir önceki durak olan Abbesses’e yürüyüp yine 12. Yeşil hatta binip Concorde Meydanında inebilir; isterseniz Tuileries Bahçesi‘nden geçip yürüyerek Louvre Müzesi’ne girebilir; isterseniz de Champs-Elysées istikametine doğru yürüyüp Petit Palais ve Grand Palais arasındaki yoldan ilerleyip buradaki müzeleri ziyaret edip Invalidés istikametinden Tour Eiffel’e doğru ilerleyebilirsiniz.

Bu alanlarda tabanvay kullanmanızı tavsiye ediyorum. Biraz yorucu olsa da yolculuğunuz esnasında görecekleriniz yorgunluğunuzu unutturacaktır. Müzeler demişken hepsi ücretli. O yüzden iyi seçim yapmalısınız. Bizim gittiğimiz zamanda Grand Palais’de Rodin sergisi vardı; Petit Palais’te ise Barok dönem eserleri sergileniyordu. Vaktimiz dar olduğu için maalesef biz ikisine de giremedik. Ama bu yapıları dışından görmek bile etkileyiciydi.

paris grand palais hakkında bilgi

Size tavsiyem ilk gün heyecanı ile ikinci rotayı takip edip Eiffel Kulesi’ne doğru yönelip akşama kadar Eiffel’in ışıklandırılmasını bekleyin. Eiffel’in altındaki çimenlik alanlar da gerek Parisliler gerekse turistler tarafından çok rağbet görüyor. Burada biraz dinlenip Eiffel Kulesi manzarası eşliğinde bir şeyler yiyip içebilir, piknik yapabilirsiniz. Çok da keyifli olacaktır. Ardından ister Eiffel’e çıkıp Paris manzarasına bakabilir isterseniz de Seine Nehri’ndeki tur teknelerinden birine binip nehir gezisi sırasında Paris’in güzelliklerinin doyumsuz keyfini sürebilirsiniz. Tur teknelerinin saatlik ücreti kişi başı 15€. Eiffel Kulesine çıkış ise 17€. Bu ücretler yetişkin ücretleri, çocuk ve gençler için biraz daha indirimli olabiliyor. Eğer booking.com aracılığı ile otel rezervasyonu yaptıysanız Seine gezisi 12 Euro’ya kadar düşebiliyor.

eyfel kulesi paris hakkında bilgi

Seine gezisi ardından Trocadéro’ya geçip Eifel’i karşı taraftan daha farklı bir açıdan izleyebilirsiniz. Trocadéro Paris’in önemli sanat mekanlarından birisi. Bizim bulunduğumuz sırada avlusunda bir tango okulunun dans gösterisi vardı. Sizin ziyaretiniz sırasında da hoş bir sürprizin olması muhtemel diye düşünüyorum. İlk günkü gezinizin son durağı da burası olduktan sonra Trocadéro Metro istasyonuna gelen 9. Line Mairie de Montreuil istikametine giden trene binip Miromensnil’de 13. Line Les Courtilles yönüne giden atlayıp otelinizin bulunduğu Pont de Clichy’de inebilirsiniz.

Paris Gezisi 2. Gün

paris takları

İkinci güne erken başlayıp sıkı bir kahvaltı yapmanızı öneririm, zira iki günlük Paris gezisinin yoğun ve bir o kadar da yorucu bir gün sizi bekliyor. Kahvaltı için otelinizin bulunduğu çevrede Fransızların ünlü kruvasanlarını tadabileceğiniz sayısız alternatif var. Özellikle Place de Clichy’e doğru yürüdüğünüzde Brochant Metro istasyonunun girişindeki patisserieden çok lezzetli kruvasan ve kahvaltılık yiyecekler bulabilir; ardından buradaki istasyondan St-Lazaré yönüne giden trene binip Place de Clichy’den 2. Line’a binerek Charles de Gaulle Etoile’de ineceksiniz.

İstasyondan yeryüzüne çıktığınızda sizi Zafer Takı (Arc de Triomphe) karşılıyor olacak. Napoleon Bonaparte’nin sefere çıkan askerlerine vaat ettiği ama yapımının 1836’da tamamlanabildiği bir anıt burası. 12 ayrı caddenin kesişiminde yer alıyor ve bu caddelerden biri de ünlü Champs-Elysées Caddesi. Zafer Takı’na giriş de ücretli. Buraya girmek yerine etrafında tur atıp Zafer Takı’nı inceledikten sonra Champs-Elysées istikametine doğru yürüyüp ünlü mağazaların bulunduğu bu caddeden geçerek Louvre Müzesi‘ne doğru yürüyerek yol alabilirsiniz.

Pek çok ünlü moda ve otomotiv mağazalarını bu cadde üzerinde bulmak mümkün. O yüzden Caddede yürümek sizin için de keyifli olacaktır diye düşünüyorum. Champs-Elysées Caddesi’nin sağından yürüdüğünüzde yolun sonunda yine bir önceki gün gördüğünüz Grand Palace ve Petit Palais sağ tarafınızda kalacak. Bu yolun sonunda da ünlü Concorde Meydanı‘na ulaşmış olacaksınız. Concorde Meydanı’nın sonunda ise Tuileries Bahçesi‘ni göreceksiniz. Bu Bahçe içinde biraz soluklanıp sonrasında Louvre Müzesi‘ne doğru yola devam edebilirsiniz. Bahçe 1564’te Floransalı ünlü Medici Hanedanlığından Catherine de Medici tarafından yaptırılan Tuileries Sarayı’nın bahçesi.

İçinde şahane heykellerin yanında  su doldurabileceğiniz çeşmeler göreceksiniz. Paris’in metro istasyonları dahil pek çok noktasında bu çeşmelerden var ve bu sular içilebilir. Bu nedenle bir kerelik alacağınız su şişelerini atmayıp buralardan su doldurup ekstra su masrafı da yapmamış olacaksınız zira su Türkiye’ye kıyasla diğer Avrupa Ülkelerinde olduğu gibi oldukça pahalı. Zaten Parislilerin çoğu da bu yöntemi kullanıyor. Biz de onlardan görüp öyle yaptık ve hala sağlamız.

louvre müzesi paris gezisi

Tuileries Bahçeleri‘nin sonunda Louvre Müzesi‘ne girmeden önce sizi yine bir zafer takı karşılıyor olacak. Arc de Triomphe du Carrousel yine Napoleon tarafından yaptırılmış ve yapımı 1806 ile 1808 yılları arasında gerçekleşmiş. Arc de Triomphe de l’Etoile’ e göre daha az haşmetli olsa da kırmızı mermer sütunları ile çok daha estetik ve sanatsal diye düşünüyorum. Karşıdaki Louvre Müzesi’nin sunduğu ihtişamlı manzarayla birleşiyor olması da cabası.

Takın altından geçtiğinizde de karşınızda bulunan Louvre Müzesi’nin ana avlusuna giriş yapmış bulunuyorsunuz. Müzeye girişler ücretli. Ama yine belirtmek istiyorum eğer booking.com ile otel rezervasyonu yaptıysanız solda bulunan bir girişten sıra beklemeden geçip Cam Piramit’e doğrudan giriş yapabiliyorsunuz ki bu da size uzun kuyruklardan sıyrılıp içerideki kiosklardan bilet alma imkanı sunuyor. O da önemli bir zaman tasarrufu sağlıyor ve sırada bekleme zahmetinden sizi kurtarmış oluyor. Louvre’a girişler yetişkinler için 15€. Eğer internetten alırsanız 17€. Bu nedenle içeriden bilet almak fiyat avantajı da sağlamış oluyor. Louvre binlerce tarihi sanat eserinin sergilendiği bir müze olduğu için bir günde gezilebilecek bir yer değil. O yüzden gireceğiniz bölümleri iyi belirlemeniz gerekiyor. Leonardo da Vinci’nin ünlü Mona lisa Tablosu Denon Bölümü’nde yer alıyor. Müzenin girişinde bir harita alabileceğiniz gibi online olarak da müze planına ulaşabilmeniz mümkün.

Şu adresten müze planını indirebilir ve gitmeden önce de nerelere ziyaret etmek istediğinizi belirleyebilirsiniz. Hazırlıklı gitmek yine zamandan ve enerjiden tasarruf etmenize yardımcı olacaktır. Denon Bölümü‘nde hem Antik Yunan, Roma dönemi eserlerini hem İtalyan heykel ve resimlerini hem de İslami eserleri ve Orta Doğu eserlerini görmek mümkün. Hepsi de çok etkileyici. Özellikle İslami eserler, Orta Doğu eserleri ve Antik Yunan eserleri bölümünde Türkiye’den göç etmiş eserleri görünce hayrete düşebilirsiniz. Denon Bölümü’nü gezdikten sonra Sully Bölümü‘nü de gezmenizi özellikle öneririm. Sully’nin girişindeki The Pavillon de’l Horlogé Louvre’un Orta Çağ’dan kalma bir kale olduğunu anlatıyor. Müzenin kendi tarihsel evrimini bu bölümde hem yaşıyor hem de öğreniyorsunuz. Yine bu bölümde Antik Mısır Medeniyeti eserlerini de görmek mümkün. Ancak biz Cuma günü gittiğimiz için bu bölüm maalesef kapalıydı. Yani eğer Mısır Medeniyeti eserlerini görmezsem olmaz diyorsanız Cuma günü uygun bir gün değil. Ancak Cuma günü müze akşam 9.45’e kadar açık. Ama galeriler müze kapanışından yarım saat önce kapanmış oluyor. Bunu da akılda tutmak lazım. Biz Louvre Müzesinde 4 saat ayırmıştık. Maalesef bu zaman zarfı içinde giremediğimiz galeriler oldu. Onun için bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. Louvre’a gitmeden önce Müze’nin internet sitesini ziyaret edip biraz ders çalışın ki dar zamanınızı en etkili şekilde kullanabilesiniz.

2 günde paris gezisi

Louvre’ın çıkışında Carrousel Alışveriş Merkezi‘ni görmüş olacaksınız. Burada da ünlü markaların mağazaları yer alıyor. Ayrıca dinlenip soluklanmanız için çeşitli kafeler de mevcut. Çıkışta da karşınıza Benlux Mağazası gelecek. Burada da zaman zaman indirime giren ünlü parfüm, kozmetik, gözlük, saat ve çanta markalarını bulabilirsiniz. Mağaza 19.30’da kapanıyor. Dolayısıyla eğer buraya girmek isterseniz ya Müze’de geçireceğiniz zamandan kısacaksınız ya da zaman ayarlamanızı ona göre yapacaksınız. Yine Benlüx’ün hizasında hediyelik ürünlerin satıldığı mağazalar bulunuyor. Buradan manget v.b. şeylerden alabilirsiniz. Ama eğer Eiffel Kulesi maketi almak istiyorsanız Müze girişinde ya da Eiffel ve Torrecadero civarında bulunan siyahi seyyar satıcılardan almanızı öneririm. Ciddi bir fiyat farkı olduğunu göreceksiniz.

İkinci gününüzün sonunda yine iki farklı rotadan birini seçmek zorunda olacaksınız. Ya Paris’in ünlü mağazası Gallerie La Fayette, Opera Binası ve Moulen Rouge’u ya da Notre Dame Katedrali’ni görmeyi seçmeniz gerekiyor. Biz çok yorulduğumuz için otelimize daha yakın olan ilk rotayı takip etmeyi seçtik. Louvre Müzesi çıkışında bulunan Louvre Rivoli metro istasyonundan 7. Line’ı kullanarak La Courneuve 8 Mai 1945 yönüne giden trene binerek Opera’da indikten sonra opera binasını görebilir, yürüyerek yakın bir mesafede bulunan Hausman Galerie La Fayette’ye geçecebilirsiniz. La Fayette moda ve kozmetik dünyasına ait çok ünlü ve farklı ürünlerin satıldığı bir mağaza olmasının yanında tarihi de bir bina ve vitraylı tavanı bir mücevher gibi parıl parıl. Sadece bu yüzden bile görülmeye değebilecek bir yer.

Moda ile çok ilişki içinde değilseniz burayı detaylıca gezmeden geçebilir; enerjinizin kalan son parçasını Montmartre’de bulunan filmi de yapılmış olan ünlü Moulin Rouge Kaberesini gece görmek için saklayabilirsiniz. Moulin Rouge’a gitmek için Lafayette’den çıktıktan sonraki 12 numaralı yeşil line üzerinde bulunan Havre Caumartin istasyonundan Gare St Lazare’a gidecek; oradan da Place de Clichy yönüne giden 13 numaralı hattaki trene bineceksiniz. Palace de Clichy’de akşam yemeği için de sayısız alternatif bulabilirsiniz. Biz pizza yemeyi tercih ettik ama pizza yediğimiz restoranın iki yanında krep yapan küçük bir dükkan; onun biraz ilerisinde Belçika midyeleri yapan bir lokanta, onun yanında da Hint restoranı ve karşısında da balık lokantası bulunuyordu. Moulin Rouge’a doğru giderken de sayısız brassarie ve de hoş bir Lübnan lokantası da dikkatimizi çeken yemek alternatifleri arasındaydı.

Yemekten sonra yapacağınız 10 dk.’lık yürüyüşle Moulin Rouge’a varabilirsiniz. Eğer ünlü kabare gösterilerini izlemek isterseniz o zaman gününe göre değişken ama ortalama 100 €’yu cebinizden çıkartmanız gerekecektir. Gösteriye gitmeseniz de buraya gidip en azından bu ünlü mekanı görmenizi ve gezinizi burada noktalamanızı öneririm. Yazımın sonunda en sevdiğim şeyleri listeledim. Keyifli geziler dilerim.

paris yeme içme macaron

Gelelim Paris’te en sevdiğim şeylere:

1. Daha önce de belirttiğim gibi içilebilir su doldurabileceğiniz pek çok çeşme bulacaksınız.

2. Tuvalet ihtiyacınızı gidereceğiniz ücretsiz mobil tuvaletler göreceksiniz. Kendi kendini temizleyen bu tuvaletler de çok iyi düşünülmüş ve tasarlanmış.

3. Elektrikle çalışan arabalar için şarj birimleri bulacaksınız. Bu görüntü çevresel sorumluluğu yüksek olan kişileri oldukça etkileyecektir diye düşünüyorum. Ayrıca yeni yapılan binaların neredeyse hepsi çevreci anlayışla tasarlanmış ve kendi enerjisini üreten güneş panelleri yerleştirilmiş.

4. Ücretsiz kitap alıp vereceğiniz küçük üniteler göreceksiniz. Bu da Türkiye’de olması gereken şeylerden biri diye düşünüyorum.

5. Ulaşım ağı o kadar iyi planlanmış ki her yere kolayca ulaşabilir, trafikle cebelleşme derdi yaşamazsınız.

6. Kahve makineleri dahil tüm otomatlarda kredi kartı kullanabilmek de zamandan tasarruf sağlayan ve benim gibi nakit taşımayanların işini kolaylaştıran bir uygulama. Türkiye’ye de bekleriz.

Paris gezisi boyunca ihtiyacınız olabilecek tüm bilgileri; Paris gezi rehberi; Paris gezilecek yerler, Paris’te nerede kalınır?, Paris alışveriş rehberi, Paris ulaşım rehberi ve Paris yemek rehberi başlıklı yazılarımızda bulabilirsiniz.

PAYLAŞ
Bir garip, bir çağ yangını,bir yolcu. Yolunu kaybetmiş bir seyyah, dergahını arayan bir derviş. İnsan sarrafı, ruh zanaatkarı. Üç çocuk anası, doktorluk telaşları. Cebinde hayalleri, kafasında kurguları, sırtında çantası... Biraz günahkar ama bolca tövbekar... homosapiens türünden Adem-i mahlukat...Ya da sadece "İNSAN".

1 Yorum

  1. Paris’i bilerek kısa sürede gezmek için süper bir rehber yazı olmuş. Eline, kalemine, aklına, zevkine sağlık. Teşekkürler…

Yorum Yapın

Lütfen yorum yazın.
Lütfen adınızı yazın