Ayvalık gezisi
Ayvalık

Bahar geldi! Havalar yavaş yavaş güzelleşmeye başladı.Yoğun kış dönemini ardınızda bıraktınız ve iyi bir molayı hak ettiniz. Tatil için yazı beklemenize gerek yok, çok uzaklara gitmeden güzel bir tatilin tam zamanı. Kalabalığı ve bunaltıcı sıcağı sevmiyorsanız, sessizlik, sakinlik,huzur arıyorsanız bahar ayı gideceğiniz ilk duraklardan biri Ayvalık olmalı.

Ege’nin göz bebeği, buz gibi ferahlatıcı denizi, huzur dolu sahilleriyle Ayvalık çok para harcamadan, keyifle tatil yapılabilecek en güzel yerlerden biri. Tüm dertlerinizi hafif dalgalı sularına bırakıp yeniden doğarak evinize dönebileceğiniz bir yer burası.Üstelik çalışıyorsanız ve tatil için vaktim yok diyenlerdenseniz, Ayvalık için bahane bulmayın çünkü yalnızca 3 gün bile bu büyülü yerde deşarj olmanıza yetecek emin olun!

Peki Ayvalık’a gittiğinizde neler yapacaksınız ve bu 3 günü en güzel şekilde nasıl değerlendirebilirsiniz?

Benim hazırladığım planda ise; 1 gün Sarımsaklı’yı, 1 gün Cunda Adası‘nı, 1 gün de Ayvalık’ın merkezini keşfedeceksiniz. Havalar Ege’de daha çabuk ısındığı için denize girebileceğinizi varsayarak yazıyı hazırladım. Ancak tabi ki hava kapalıysa yazmış olduğum deniz dışı programları değerlendirebilirsiniz.

NOT: Mayıs ayından itibaren havada bir sıkıntı olacağını sanmıyorum. Ayrıca tatil için 1 gününüz daha varsa, o günü de Ayvalık’a bir saat uzaklıktaki Kalem Adası’na giderek değerlendirmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Ayvalık Gezisi 1. Gün

3 günlük kısa tatil için çok büyük bir bavulla gitmeyeceğinizi varsayarak, hemen kısa bir sürede eşyalarınızı otelinize yerleştirip kendinizi Ege’nin ferah sularına atmak istediğinize eminim.

Ayvalık Sarımsaklı Plajı
Sarımsaklı Plajı, Ayvalık

İlk gün için Sarımsaklı sahilinde yer alan Aytaş Otel’in plajını size önerebilirim. Kumsal alanın yanında, geniş bir çimenlik alana sahip olan plaj, fiyat olarak diğerler Sarımsaklı plajlarından biraz daha yüksek olmasına rağmen kalitesiyle kendini belli ediyor. Kahvaltı olarak da tabi ki meşhur Ayvalık tostunu yemeniz gerekir.

Deniz, güneş havanın iştahı çılgınca açmasından dolayı dilerseniz Ayvalık’ın meşhur zeytinleri, organik domatesleri, biberleri, leziz peynirleriyle bir ziyafet çektikten sonra da Ayvalık tostunu deneyebilirsiniz. Bu tostun şehirde Ayvalık tostu diye satılan tüm tostlardan çok daha lezzetli, bol malzemeli olduğunu anladığınızda bir daha Ayvalık dışında başka hiçbir yerde tost yemek istemeyeceğinizle ilgili şimdiden sizi uyarmak istiyorum.

İlk gün dinlenmeyi hak ettiniz. Ne de olsa üzerinizde tüm kışın yorgunluğu var. O nedenle Ayvalık’ın içinde gezmeyi dilerseniz akşama bırakalım ve biraz anın ve dinlenmenin tadını çıkartalım. Tatilde olduğunuz ve Ayvalık’taki her yemek birbirinden leziz olduğu için bırakın bu 3 gün dilediğiniz her şeyi yiyin, tüm yemeklerin doyasıya tadını çıkartın. Bu lezzetleri çünkü daha sonra çok özleyeceksiniz.

Ayvalık plajları

Daha önce de sürekli yazdığım gibi “deniz buz gibi” derken ne demek istediğimi denize daha ayak parmağınızı değdirdiğiniz an anlayacaksınız. Sıcak hava beni rahatsız etmediği için Ayvalık’ın buz gibi denize birçok kez ayağımı değdirdiğim an girmekten vazgeçtim ve güneşlenmeye devam ettim. Ancak denize girmeye cesaret ettiğimde her an ise “iyi ki girmişim” deyip buz gibi suda ferahladım.

Merak etmeyin bu dondurucu gibi gözüken suya girdikten maksimum beş dakika sonra vücudunuz alışıyor. Atlas Okyanus’undan, Pasifik Okyanus’una kadar hemen hemen dünyanın her yerinde denize girmiş, yosunlarla ve dalgalarla boğuşmuş biri olarak Ege denizi gibi berrak bir denizi neredeyse hiçbir yerde bulamadığımı söylemek isterim. Ayvalık’ın denizi çarşaf gibi ve bir o kadarda keyifli… Hatta çoğu zaman yüzen balıkları bile yukarıdan bakarak rahatça seçebiliyorsunuz.

Şeytan Sofrası manzarası
Şeytan Sofrası

Denizin, güneşin, yumuşacık kumların tadını çıkarttıktan sonra akşamüstü güneşin batışını izlemek için Şeytan Sofrası’na çıkmanızı öneririm. Tüm Ayvalık’ı ayaklarınızın altına alabileceğiniz bu tepeden aynı zamanda karşı kıyı Yunanistan’daki Midilli Adası‘nı da görebilirsiniz. Tepeden aşağıya baktığınızda muhteşem doğal yeşilliğin ve bitki örtüsünün yanı sıra ne yazık ki Ayvalık’ta sıklıkla yaşanan orman yangınları sebebiyle büyük karartılar ve hayata küsmüş bitkileri de göreceksiniz. Gelelim bu tepenin adını nereden aldığına…

Şeytan Sofrası resimleri

Eski bir lav birikintisi olup, sofrayı andıran tepeyle ilgili farklı efsaneler mevcut. Bir rivayete göre; cennetten kovulan üç ayaklı şeytanın bir ayağını İda Dağı eteklerine, bir ayağını Midilli Ada’sına, bir ayağını da Ayvalıkta’ki bu tepeye basarak kaçtığı söylenir.

Bir diğer rivayet ise 1500’lü senelerde Rumların yaşadığı Ayvalık bölgesinde kiliseden kovulan Penelope’nin hikayesidir. Bölgede bir seneden fazla yaşanan kuraklığın sebebini kiliseye karşı gelen Penelope’ye bağlayan halk, Penelope’yi öldürmeye karar verir. Bunun üzerine Penelope halka bu tepede zengin bir sofrayla ziyafet hazırlar. Sofrayı görüp Penelope’yi unutan halk sayesinde kız kaçıp kurtulabilir. Şeytan sofrasına vardığınızda ayak izinin içine bozuk para atma geleneğini ihmal etmeyin ve manzarayı arkanıza alıp bol bol fotoğraf çekmeyi unutmayın.

Balıkesir Ayvalık gezi notları
Ayvalık sokakları

Şimdi keyifli bir akşam yemeğine ne dersiniz? Sarımsaklı’dan, yaklaşık 10 dakika uzaklıktaki Yelken Restaurant‘ı ilk akşam yemeğiniz için şiddetle öneriyorum. Çamlık ile Ayvalık arasında nefis konumu, Cunda Adası’nın ışıl ışıl görüntüsünü karşısına alan manzarasıyla keyif veren bu mekan aynı zamanda güler yüzlü personelleri sayesinde kendinizi evinizde gibi hissetmenizi sağlıyor. Deniz ürünlerinden, mezelere ve çeşitli ızgaralara kadar birçok leziz yiyeceği tadabileceğiniz restauranta tam hava kararmadan önce giderseniz güneş yavaş yavaş güne veda ederken pembe turuncu bir renge çalan gökyüzünü izleyebilirsiniz.

Biliyorum tüm gün güzel yiyecekler, temiz hava, deniz, güneş sizi yordu şöyle güzelce uzanıp oksijeni bol bu cenette deliksiz bir uykuya dalmak istiyorsunuz. Ancak çok küçük iki önerim daha olacak! Çamlık Dondurmacısı‘na gidip; dilerseniz helva arasında, dilerseniz taze külahtaki el yapımı dondurmaları tadabilir yada Cumartesi gecesiyse Ayvalık’ın içindeki gece pazarını gezebilir ve alışveriş yapabilirsiniz.

Ayvalık Gezisi 2. Gün

Cunda Adası Ayvalık fotoğrafları
Cunda Adası

Eminim uykunuzu güzel bir şekilde aldınız ve güne bomba gibi hazırsınız! Her ne kadar tatilde olsanız da bugün Cunda Adası‘nı keşfetmeniz için alarmı kurmanızı öneririm. Adada hayat gündüz erken saatlerde başlıyor. Sokakta yemek için dolanan kediler, gece kapattıkları lokantaları yavaş yavaş açmaya başlayan ve masaların üzerine ters çevrilmiş sandalyeleri düzelten garsonlar, çarşı tarafında standların üzerine takılarını sergileyen satıcılar… Kısacası ada cıvıl cıvıl!

Kahvaltı için; sabah kahvaltısının üstüne tanınmayan, gece pizzasıyla ünlü ve hatta küçük butik oteliyle çok yönlü ve bir o kadar da tatlı bir aile işletmesi olan Uno’yu tavsiye edeceğim. Ardından plaj için iki önerim olacak. Önceden uyarayım; bu iki yer de çocuk almıyor ve önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

Sobe Beach Ayvalık

Bunlardan biri Sobe butik otelin plajı; Sobe Beach. Patricia Koyu’nda olan küçük işletmeye otelde kalmıyorsanız da gidebilirsiniz. Ancak önceden de bahsettiğim gibi rezervasyon şart! Cunda’nın içinden shuttle’a binerek bu keyifle tesise ulaşmak yaklaşık 20 dakika alıyor. Ben genelde denize yakın olabilmek için iskelesinde yatmayı tercih ediyorum ancak dilerseniz çimenlerin üzerindeki şezlongları da tercih edebilirsiniz. Bu plajın kumsal alanı olmadığını ancak maksimum 30 kişi alan tesiste buna da hiç ihtiyaç olmadığını belirtebilirim. Bir anda derinleşen masmavi denizi, birbirinden leziz yiyecekleriyle Sobe’ye her sene gitmek bende alışkanlık oldu. Burada yiyeceğiniz her yemeğin de çok lezzetli olacağına kefilim.

Diğer önerdiğim yer ise Ortunç! Sinem Kobal ve Kenan İmirzalıoğlu’nun düğününden yada ilk mavi bayrak ödülü alan yerlerden biri olduğundan burayı duymuş olabilirsiniz. Burası Ayvalık’ın diğer salaş tesislerinden daha farklı, biraz daha lüks. Bol yeşilliği, masmavi denizi, keyifli dinlenme alanlarıyla bu sessiz ve huzur veren saklı cennetin sizi tatmin edeceğine eminim.

Sade Coffee Küçükköy

Akşam Cunda Adası’nda kalmanızı öneririm. Hatta tam hava kararmadan plajdan ayrılırsanız eski Rum evlerinin aralarında gezinip bir sürü güzel fotoğraf çekebilir, adanın en güzel kafesi olan Sade Coffee and Tea Artisan’da günün keyif kahvesini içebilirsiniz. Yada Koç grubunun restorasyonunu tamamladığı adanın en güzel kilisesi Taksiyarhis Müzesi‘ni gezebilirsiniz.

Rakı, balık Ayvalık gibi bir klişe olsa da burada balık restaurantları dışında da birçok güzel restaurant var. Bunların en başında benim için bir anne kız işletmesi olan Ayna Restaurant geliyor. Şık ve keyifli dekorasyonunun yanı sıra yiyecekler de birbirinden güzel. Burada mutlaka 6 çeşidin sunulduğu meze tabağını (en sevdiğim kabak çiçeği dolması) ve deniz mahsullü makarnayı yemenizi öneririm.Bu güzel bölgeyi unutturmayacak tatları yanınızda götürmek isterseniz restauranttan yada adanın içinden zeytin ve zeytinyağı da satın alabilirsiniz.

Akşam ise Cunda’nın içinde renkli ışıklarla aydınlatılan çarşıyı gezebilir, antikacıları keşfedebilir, Rum dondurması veya lokma yiyebilir ve oldukça popüler olan Taş Kahve’de oturup gelen geçen insanları izleyebilirsiniz.

Not: Eğer benim gibi takı ve aksesuarları çok seviyorsanız burada kendinizi kaybedebilirsiniz dikkat edin 🙂

Not 2: Cunda Adası ile ilgili detaylı bilgileri Cunda Adası gezilecek yerler ve Cunda Adası’nda nerede kalınır? başlıklı yazılarda okuyabilirsiniz.

Ayvalık Gezisi 3. Gün

Geldik son güne. Kahvaltı için durağımız Sızma Han Butik Otel. Denizin üzerinde muhteşem manzarasını izlerken anı ölümsüzleştirmek isteyeceğinize eminim.

Küçükköy resimleri
Küçükköy

Ardından Alaçatı’nın sessiz kızkardeşi Küçükkoy’a gitmenizi önereceğim. Burası bana Alaçatı’yı andırdığı ancak daha sakin ve az kalabalık olduğu için ona bu ismi taktım. Aynı Alaçatı gibi burada da tatlı kafeler, küçük dükkanlar ve sanat var! Renkli binaların arasında gezinip, dükkanlara baktıktan sonra keyif kahvenizi de burada içebilirsiniz.

Küçükköy Ayvalık

Şimdi tercih sizin dilerseniz Ayvalık’ın içini gezebilir, tarihi dokusunu koruyan eski Rum binalarının etrafında gezinebilirsiniz. Yada dilerseniz bir plaja gidip, akşamüstünü bira ve midyeyle sonlandırabilirsiniz.

Ayvalık’la ilgili detaylı bilgileri Ayvalık gezilecek yerler ve Ayvalık’ta nerede kalınır? başlıklı yazılarımızda okuyabilirsiniz.

PAYLAŞ

Yorum Yapın

Lütfen yorum yazın.
Lütfen adınızı yazın