Tursuz Balkanlar Budva
Becici Plajı, Budva

Otel fiyatlarını incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

3.Gün: Prizren – Podgorica – Budva (Karadağ)

Saat 07:45‘te otogarda yerimizi alıyoruz. Balkanlardaki çoğu yerde otobüs biletleri otobüs içinde de satılıyor. Hatta otobüste kimse koltuk numarasını sallamıyor. Bu nedenle sabah 08:00’deki Podgorica otobüsüne biraz erken gelip hemen otobüste yerimizi aldık. Podgorica otobüsü Prizren otobüsüne nazaran biraz daha yeni, en azından kliması sağlam. İlk olarak saat 11:45 gibi Kosova sınırına geliyoruz. Kosova sınırı resmen dağın tepesinde, prefabrik kulübelerden oluşuyor.

Budva'da nerede kalınır? başlıklı yazımızda konaklama hakkında önemli bilgileri ve otel tavsiyelerimizi okuyabilirsiniz. Budva otelleri için tıklayın.

Karadağ sınırı
Karadağ sınırı
Karadağ sınır kontrolü
Karadağ sınır kontrolü

Yarım saat sonra ise bu sefer Karadağ sınırından giriş yapıyoruz. Normalde Prizren – Podgorica arası uzun bir yol değil ama yol inanılmaz dağlık ve dar. Özellikle yolun Karadağ tarafı çok fazla dağlık. Öyle ki virajlı alanlarda otobüs ve tırlar karşı karşıya gelince biri durup diğerine yol vermek zorunda kalıyor virajlardan geçebilmek için. Yol boyunca bir şeyler okumak ya da Ipad vb şeyler üzerinden film izlemek çok çok zor. Karadağ tarafındaki yollarda taşların oyulması ile yapımış bir çok doğal tünel var. Tüneller taşlar oyularak yapılmış. Genelde dar ve ışıksız tüneller çoğunlukta. Yol kenarlarındaki taşlar ise tellerle sağlamlaştırılmış. Yola taş düşmesi buralarda sık gözüken bir durum sanırım. Yol boyunca biz de bir kez yola düşen ufak taş parçasını kenara almak için duruyoruz. Bu arada muavinin her iki taraf sınır polis ve yol polislerine devamlı soğuk kola ve kek tarzı bir şeyler vermesi dikkatimi çekiyor. İyi geçinmek için ucuz rüşvetin yolunu bulmuşlar 🙂 Yaklaşık 8 saatlik yol boyunca tam hiç mola vermedik diyecektik ki Podgorica’ya 15 dk kala mola veriyoruz. Podgorica’ya vardığımızda inanılmaz sıcak bir hava bizi karşılıyor.

Podgorica Otogar
Podgorica Otogarı

İlk olarak hemen sırt çantalarımızı otogardaki emanete bırakıp yürüyerek şehir merkezine doğru yola çıkıyoruz. Podgorica; Karadağ’ın başkenti fakat ufak bir şehir, her yer yürüme mesafesinde sayılır. Otogardan 15 dakika yürüyerek Saat Kulesi‘nin olduğu bölgeye geliyoruz. Kulenin arkası eski Osmanlı yerleşimi Eski Şehir. Yalnız Eski Şehir Balkanlardaki diğer Osmanlı yerleşimleri gibi değil, daha çok Türkiye’deki ufak köy, kasaba mahallelerine benziyor. Bir kaç tane cami var hatta bunlardan biri Türkiye tarafından iyileştirilmiş. Eski şehrin olduğu bölümden çıkarak merkeze doğru yürümeye başlıyoruz. Ağaçlardaki ilanlar dikkatimizi çekiyor, biraz yaklaşınca bunların ölüm ilanları olduğunu anlıyoruz. Hemen hemen tüm ağaçlarda üst üste zımbalanmış bir çok ilan var. Podgorica’nın merkezine geldiğimizde içimizi acaba doğru yere mi geldik diye bir düşünce kaplıyor çünkü meydanlar bomboş, kimseler yok. Daha da vahimi burada ezip görmeye değecek bir olay da yok. Etrafta biraz daha gezinip yeni yapılmış Milenyum Köprüsü‘ne doğru gidiyoruz. Köprü civarında biraz daha dolaşıp meydanda bulduğumuz bir kafede bir şeyler yiyoruz. Burası Kosova’dan daha pahalı. Yemekten sonra biblo koleksiyonum için ufak bir şeyler almak istiyorum ama etrafta hediyelikçi namına bir şey yok. Birkaç kişiye sorduğumuzda ise şehirde genel anlamda böyle bir yer olmadığını anlıyoruz. Turizm ofisi tarzı biz yer sadece meydandaki kitapçıda magnet tarzı bir şeyler olabileceğini söylüyor. Meydandan sonra biraz daha gezinip otogara geri dönüyoruz. Podgorica’ya gelmeden önce hemen hemen tüm kaynaklarda burada gezmeye dair bir şeyinin olmadığını, zaman kaybı olacağını zaten okumuştuk. Budva’ya giderken zaten bu şehirden geçeceğimiz için bir kaç saatlik mola vermiştik işin aslı. Ama şehri gezerken yazılanlar ne kadar haklı olduğunuz görüyoruz. Kısacası Podgorica benim şimdiye kadar gezip gördüğüm en kötü şehirler listesine adını altın harflerle yazdırıyor. Şehirde biraz gezindikten sonra Budva otobüsümüze binerek yola çıkıyoruz.

Podgorica şehir merkezi
Podgorica şehir merkezi

Budva yolculuğu yaklaşık 1.5 saat sürüyor. Podgorica ve Kotordan Budva’ya bir çok sefer var. Budva yolu diğer yolların aksine biraz daha rahat. Yolun yalnızca Budva girişi biraz daha dağlık. Budva’ya yaklaştığımızda şehir bizi güzel görüntüsü ile karşılıyor. Otogara indiğimizde hemen oteli tarif eden haritamızı çıkarıyoruz. Budva’da ayarladığımız otel otogara yakın fakat sokak arasında bulunması zor bir yer. Bu arada otel desem de burası da Dubrovnik ve Balkanlardaki bir çok yer gibi aile işletmesi. Diğer yerlerden farkı ailenin oturduğu binayı otele çevirmiş olması. Sanırım izin durumlarından dolayı bina etrafında hiç bir işaretleme yok, yani dışarıdan bakan burayı normal bir apartman sanabiliyor. Otelin bulunduğu sokağa çok rahat gelsek de apartman girişini bulmakta biraz zorlanıyoruz. Kısa bir süre sonra otele giriş yapıp eşyalarımızı bıraktıktan sonra Budva Old Town‘a doğru çıkıyoruz. Eski Şehir yani Kale içi hemen hemen bütün Balkan ülkelerinde “Stari Grad” olarak geçiyor. Her ne kadar otel sahibi Eski Şehir için 400m uzaklıkta dese de nereden baksan 1km rahat var otelden Eski Şehir. Girişe yakın bir marketten önce atıştırmalık bir şeyler alıyoruz. Budva daha ilk dakikadan ne kadar canlı bir yer olduğunu hemen belli ediyor. Saat neredeyse 23:00 olmasına karşın bir çok dükkan açık. Gece hayatı ile ilgili yorum yapmaya bile gerek yok. Yer gök minili abla 🙂 Zaten Budva eskiden zenginlerin eskortları ile takıldıkları bir yermiş. Herhalde birçok kişi için durum devam ediyor çünkü marinada inanılmaz lüks yatlar, düzgün kıyafetli tipler, minili ablalar buradaki eğlencenin hala devam ettiğinin göstergesi 🙂 Eski şehirde biraz dolaşıp dinlenmek için otele dönüyoruz.

Budva Old Town
Budva Old Town sokakları

4.Gün: Budva (Karadağ)

Balkan Turu’ndaki ilk rahat günümüze uyanıyoruz. Bugün tüm gün Budva’dayız 🙂 Kahvaltı niyetine Eski Şehir’den aldığımız simiti yiyoruz, simit biraz bayat olsa da en azından kahvaltıda keyifle bir şeyler yemiş oluyoruz. Kahvaltıdan sonra taksiye binerek hemen ünlü Becici Plajı‘na gidiyoruz. Budva’da birçok plaj var. Netteki resimlere bakınca Becici dikkatimizi en çok çeken yer oldu. Taksi ile hemen Becici’ye gidiyoruz. Taksi bir çok yere göre uygun. 3,5km yol için 3,5 Euro ödüyoruz. Plaj 1,8 km uzunluğunda. Rastgele bir otel plajında şezlong kiralayarak yer buluyoruz. Burada bir çok otele ait plaj var, dilerseniz şezlong ödeyerek buralarda denize girebilirsiniz. (2 şezlong + şemsiye girdiğimiz yerde 12 Euro’ydu. Yan plajda ise aynı şeyler 8 Euro’ymuş :() Netteki tüm kaynaklarda kumluk anlatılan yer aslında  aynı Antalya Konyaaltı gibi ufak taşlık bir plaj. Adriyatik Denizi ise beklediğimden daha sıcak çıkıyor. Denize girdikten sonra otelin kafesinde bir şeyler yiyoruz.

Tursuz Balkanlar Budva
Becici Plajı, Budva

Gün boyu biraz deniz keyfi yaptıktan sonra akşam üstü önce otele oradan da Eski Şehir’e gidiyoruz. Önceki gece çok gezemediğimiz için Eski Şehri baştan sonra bir çok kez geziyoruz. Kale içi zaten ufacık bir yer, isteseniz de istemeseniz de durup durup aynı yerlere çıkıyorsunuz 🙂 Ama Budva Eski Şehir cidden beni büyüledi. Hava karardıktan sonra bir ara Eski Şehir dışına çıkıyoruz. Yoldaki hareketlilik dikkatimizi çekiyor ve kalabalığa doğru gidiyoruz. Kale girişinden itibaren yaklaşık 2 km boyunca sağlı sollu bir sokak pazarı kurulmuş, burada neredeyse Eski Şehirdeki kadar insan var. Yol boyunca birçok hediyelikçi, yeme içme yerleri hatta lunaparklar bile var. Fiyatlar ise Eski Şehire göre oldukça makul. Pazarı boydan boya gezip tekrar Eski Şehire dönüp önce bir şeyler yiyoruz, daha sonra da son kez etrafı gezip otelimize dönüyoruz.

Sami Budva Old Town
Sami Budva Old Town

Tursuz Balkanlar Hakkında Diğer Yazılarım

PAYLAŞ
Seyahat yazarı, blogger. Yeni yerler gezip görmek vazgeçilmez tutkusu. 4 kıtada 30'dan fazla ülke görme şansı olsa da skor peşinde koşmaktan çok sevdiği şehirlere tekrar tekrar gitmekten bıkmayan gezgin, turist.

Yorum Yapın

Lütfen yorum yazın.
Lütfen adınızı yazın