Bergama gezilecek yerler

Otel fiyatlarını incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Bergama; İzmir ve Çanakkale yolu üzerinde, Edremit Körfezi’nin hemen alt kesiminde ve denizden biraz içeride yer alan, tarihi M.Ö. V. Yüzyıla kadar uzanan Ege Bölgesi’nin önemli antik şehir destinasyonlarından biri. Egenin en önemli tarih ve kültür bölgelerinden Bergama Pergamon Krallığı’nın başkenti olmuş ve 2011 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine 999. miras olarak yerini aldı.

En ihtişamlı günlerini 2. Eumenes zamanında yaşayan Bergama’nın antik dönemde 300.000 olan nüfusu günümüzde ise 54 bindir. Zamanın en büyük buluşu Parşömen kağıdı bu toprakların en meşhur kağıdı olma özelliğini taşıyor. Başta oğlak, koyun, keçi, dana olmak üzere farklı hayvan derilerinden yapılan parşömen bir nevi üzerine yazı yazılabilen ya da resim işlemek için kullanılan bir hayvan derisidir. Bölgede parşömen kağıdı, üzerine yazı yazılabilen ve resim işleyebilmek için özel olarak hazırlanmış deri olarak tanımlanmakta. Bunun yanında günümüzde kullanılan tıp sembolleri gibi önemli buluşlar da Bergama’da keşfedilmiş. Madra Dağı’nın yamaçlarında başlayan ünlü Kozak Yaylası Bergama’nın başka bir güzelliği. Kozak Yaylası’ndaki köylüler geçimini daha çok çam fıstığı ile sağlamakta. Halkının çoğu yaz aylarını Dikili ve Candarlı’da geçiriyor. Cumhuriyetin kurulusundan beri her yıl aralıksız gerçekleşen, bahar aylarındaki kermesi de oldukça renkli bir kermes olma özelliği taşımaktadır.

Bergama Gezilecek Yerler Listesi

Bergama gezisi

Bergama’da gezilecek yerlerin listesine geçmeden önce bir turizm ofisine uğrayarak bölge hakkında bir kitapçık almak faydalı olacaktır. Bölge, ilk Hristiyan kilisesi, ilk en dik tiyatrolu kent, İlk büyük hastane; Asklepion, ilk Asya kütüphanesi gibi önemli yapılara sahiptir. İlk Asya kütüphanesi zamanında tam 200 bin ciltlik eserden oluşuyor. Antik dünyanın en büyük kütüphanesi olan “İskenderiye Kütüphanesi” ile birlikte; en büyük ve en modern hastanesine ev sahipliği yaptığını öğrenmek bölgeyi gezmek için heyecanlandırmaya yetiyor bile. Yalnız ilkler bununla da kalmamış. İlk telkinle tedavi olan psikoterapi, ilk kent imar yasası, ilk farmakoloji yani doğal ilaçların üretimi ve nice ilkler… Bunca ilke imza atmış ve güzel bir tarihe ev sahipliği yapan bir kenti keşfetmek kolay değil elbette.

Bergama’ya giriş yaptığınızı sanarken eski bir köy yoluna girip yaklaşık 40 km patika bir yolda ilerlediğinizde kendinizi benim gibi Bergama’nın devasa maden bölgesinde bulabilirsiniz. Burada yapacağınız aksiyon; şaşkınlığınızı bir kenara koyup rotanızı tekrar gözden geçirmek ve bir yandan da bu devasa madenlerle dolu olan bölgeyi fotoğraflamayı ihmal etmemek olacaktır.

Peki Bergama’da ne yapılır sorusuna cevap ararken, önemli noktalarıyla ilgili bilgiler.. 

1. Bergama Akropolü

Bugünkü, Bergama yerleşiminin merkezinden ayrılıp akropol yoluna girildiğinde, kıvrılarak çıkan dik yol sizi yukarı akropolün antik girişi önüne kadar getirecektir. Araba ile giderseniz hafif bir rampadan ilerleyeceksiniz. Fakat bir yerden sonra teleferik istasyonunun bulunduğu bir alana gelirsiniz. Ücreti 10 TL olan teleferik yolculuğu yaklaşık 5 dakika gibi kısa bir süreden sonra sizleri Akropolis’e ulaştırır. Teleferik yolculuğunu sevenler için güzel olabilir. İsteyen yürüyerek de çıkabilir, fakat bu biraz uzun sürebiliyor.

Bergama antik tiyatro

275 metre yüksekliğindeki bir tepenin üzerine ve onun hemen altındaki eteklere kurulmuş olan Bergama Akrapol, antik tarihin en görkemli ve en yüksek akropollerinden birini oluşturur. Antik dönemlerde burada yerleşmiş olan insanlar, bu tepenin stratejik konumu nedeniyle kendilerini çok iyi koruma altına almışlar. Bergama Akropolü yukarıdan aşağıya doğru geniş teraslar üzerine Yukarı Akropol, Orta Akropol ve Aşağı Akropol adı verilen yerleşim yerlerine kurulmuş. Yukarı Akropol adını verilen ilk yerleşim alanı, ilk Bergama kralları döneminde kurulmuştur. Akropol gezisine gelen ziyaretçiler, ne yazık ki zaman yetersizliğinden veya yorgunluktan yalnızca Yukarı Akropolü gezmekte, daha aşağıdaki teraslarda yer alan orta ve aşağı akropollerde ki yerleşim kalıntılarına yukarıdan bakmakla yetinmekte.

Akropol’de yer alan ve dünyanın en dik ve en güzel manzaralı antik tiyatrosu ise 10 bin kişilik. Günümüze kadar çok iyi korunmuş tiyatronun en üst sıralarından aşağıya doğru bakıldığında görülen manzara oldukça muhteşem.

Oldukça geniş bir alana yayılan Akropol’de güneye doğru ilerlediğimizde karşımıza çıkan yapı kalıntılarının kuzey tarafı antik tarihin en zengin iki kütüphanesinden biri olarak ün yapmış Bergama Kütüphanesi’ne ait. Günümüze kadar bulunmuş Helenistik döneme ait tek kütüphane olarak da bilinmekte.

2. Kızıl Avlu – Bazilika

Bergama bazilikası

Akropol gezisi bitirilip Bergama’ya dönüldüğünde, ilçe merkezinin girişinde, yolun sol tarafında kısmen ayakta kalmış kırmızı tuğlalardan yapılmış Kızıl Avlu’yu göreceksiniz.  Kızıl avlu, “Bazilika” olarak da bilinen bu yapı, mahşerin yedi kilisesinden biri. Bergama evlerinin arasından son noktada kalan Bazilika da müze kartı geçerlidir. Kızıl avlu denmesinin nedeni, 40 km. ötedeki ocaktan elden ele taşınan tuğlalarla inşa edilmiş olması. Kızıl Avlu Yani Serapion: M.Ö. 2. yüzyılda Mısır tanrıları onuruna inşa edilmiş bir tapınaktır. Aslında ilk yapılışı Mısır tanrıları adına, Roma dönemine dayanmaktadır; sonradan kiliseye çevrilmiş. Anadolu’daki ilk 7 kiliseden birisidir. Ve şunu da belirtmek gerekir ki Selinos Deresi özel bir tünel sistemi ile hala tapınağın altından akmaktadır.

Bergama gezisi

3. Bergama Müzesi

Bergama gibi antik şehir mirasının bulunduğu bölgelerin olmazsa olmazı müzelerdir. İşte bu noktada Bergama müzesi ziyaret edilmesi gereken noktalardan biri. İlk olarak 1878’de arkeolojik kazılar yapılmıştır. İlçe merkezinde yer alan Bergama Müzesi‘nin ortaya çıkışı 1900-1913 yılları arasında yapılan kazılarda bulunan kalıntılar bir depoya duyulan ihtiyaç sayesinde ortaya çıkmasının ilginç de bir hikayesi de vardır.  Bugüne kadar akropol, Asklepieion ve çevre kazılarında gün ışığına çıkartılmış birçok tarihi eser bu müzenin bahçesinde, teşhir salonlarında ve depolarında korunma altına alınmış.  Öte yandan Berlin’deki ünlü Pergamon Müzesi’nin, Bastazeus Sunağı olmak üzere Bergama’dan kaçırılan antik eserler ile kurulmuş olduğunu öğrenmek de elbette insanı üzmektedir.

4. Bergama Arastası

Müze çıkışında klasik Osmanlı Çarşısı da olan tarihi Arasta çarşısına doğru yola çıkabilirsiniz. Tarihi ticaret merkezindeki Arasta aynı iş kollarına sahip esnafların kullandığı üstü açık ya da kapalı dükkanlardan oluşan bir çarşıdır. Osmanlı çarşı yapısında 13. yüzyıldan beri şekillenmeye başlayan Bergama Arastası yüzyıllar boyunca ticarete ve zanaate hizmet vermiştir. Anıtsal ölçekli yapılar haricindeki ticaret ve atölye yapıları nedeniyle zaman içerisinde yok olmuş, zamanla yeniden oluşturulmaya başlanmış. Bergama’da çıkan büyük yangınlar Arastanın gelişimini engellemiş. Özellikle 1853 yılındaki büyük yangında Arastanın tamamına yakını kül olduğunu öğreniyorum. Orijinal yapısını tam anlamıyla yangınlar sebebiyle koruyamasa da içerisinde çeşitli esnafların oluşturduğu tarihi bir çarşı olduğunu unutmamak gerekir. Burada halı dokuması yapan dükkanlara uğrayıp, tarihin devam eden akışına tanık olabilirsiniz. Bir yandan klasik Osmanlı çarşısını, diğer yandan tarihi hamam ve Osmanlı dönemi camilerini de fotoğraflamak mümkün.

5. Bergama Sokakları

Bergama sokakları

Büyük İskender gibi kim bilir daha kaç imparatorun seferlerinde üs olarak kullandığı Bergama; sokaklarıyla da meşhur. Anadolu’nun birçok yerinde gördüğümüz Klasik Rum mimarisinin en iyi yansımalarını Bergama sokaklarında da görmek mümkün. Akropole giden yolun başında birbirinden güzel ve ilginç mimarisiyle Bergama evleri kompozisyon zenginliği oluşturuyor. Evler genellikle daracık sokaklarda, birbirine bitişik, düzenli, tek ya da iki katlı olarak kesme ve moloz taştan inşa edilmiş, yığma evlerden meydana geliyor. Mahallelerde çıkmaz sokaklara rastlamak mümkün. Alaturka kiremetli çatılar, ilglinç motifli pencereler, çarpıcı renkte cepheleriyle adeta bir film platosu hissi uyandırıyor.  Bergama sokaklarındaki halkı da unutmamak gerekir. Fotoğraf karelerinizde yer almaktan çekinmeyen bu halk Bergama sokaklarına ayrı bir zenginlik katıyor.

6. Asklepieion: Dünyanın İlk Psikoterapi Merkezi

Bergama seyahati

Bergama’dan çıkarken, İzmir-Çanakkale yoluna gelmeden biraz önce; sağ tarafta yer alan, girişinde Asklepieion yazılı levhanın bulunduğu yola saptığınızda bir kaç kilometre sonra, Antik çağın en önemli sağlık ve şifa merkezlerinden sayılan ve bu konuda ün yapmış Bergama Asklepieion’unun önüne gelirsiniz. Pausanisas‘a göre Bergama’da ilk Asklepios Tapınağı M.Ö IV. yüzyılın ilk yarısında kurulmuş. Sağlık tanrısı Asklepips adına ilk Asklepios Tapınağı M.Ö. IV. yüzyılın ortalarında kentin oldukça dışında Geyikli Dağı’nın yamaçlarında kuytu bir vadi içerisinde şifa verildiğine inanılan su kaynaklarının bulunduğu düzlükte kurulmuş. Her yıl dünya psikoterapi kongresinin yapıldığı bu mekânda hala günümüzde de kullanılan 4.500 kişilik tiyatro salonu mevcut. Bunun yanında, şifa tünelleri, kutsal su kaynağı ile özellikli bir mekan olduğunu vurgulamak gerekir. Bergama Asklepionu Eskiçağda da Epidaurus ve Kos’taki örneklerine eşdeğer önemde bir sağlık ve tedavi merkezi olmuştur.

Bergama asklepion

Bergama’da Gezilecek Diğer Yerler

Bergama, tarihe ışık tutan birçok mekâna sahiptir. Zamanı olanlar için Çukurhan, Küplü Hamam, Kurşunlu Camii, Ulu Camii, Tabaklar Hamamı, 1513 tarihli Hacı Hekim Hamamı ve şehir merkezine 18 km uzaklıktaki Allianoi Antik Kenti görülebilecek diğer yerlerden.

Bergama’da Ne Yenir?

Bergama bölgesinin en ünlü yerel lezzetlerini sona sakladım. Bu lezzetlerin başında odun ateşinde bütün patlıcandan yapılmış bir tür zeytinyağlı kızartma olan “çığırtma” gelir. Karanfilli leblebisi ve köy fırınlarında pakmaya kullanılmadan yapılan ve uzun süre bayatlamayan ekşi maya köy ekmeği de yöreye ait güzel tatlardan. Farklı lezzetlere sahip Bergama’nın köftesi de meşhur. Bir de nohut böreği vardır Bergama’nın. Çok meşhur olan nohut böreğini sabah kahvaltısında denemenizi tavsiye ederim.

Özetle Bergama gezi yazısında bölgede yer alan en önemli noktaları detaylarıyla aktarmaya çalıştım. Tarihi dokusuyla, doğasıyla ve yöresel tatlarıyla Bergama sizleri bekliyor.

Uygun Uçak ve Otobus Biletleri
Balayı Turları
PAYLAŞ
Tarihin izinde. Çeşitli dergi, gazete ve mecmualarda genel yayın yönetmenliği ve farklı departmanlarda çalıştı. Anadolu’nun bir çok yerinde mimari oluşumlar ve eserlerle ilgili araştırmalar da bulundu. Mesleki hayatının başlaması ile gittikçe yoğunlaşarak artan meşguliyetini fotoğraf çekerek sürdürüyor.Gezipgordum.Com

Yorum Yapın

Lütfen yorum yazın.
Lütfen adınızı yazın