Kız Kulesi efsanesi

Güzelliği ile filmlere ve şiirlere esin kaynağı olmuş Kız Kulesi, İstanbul’un mimari açıdan en güzel yapılarından bir tanesi. Hareketli tarihi ve eşsiz manzarası, adına türlü türlü efsanelerin türetildiği kuleyi en az Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii kadar ilgi çekici hale getiriyor. Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan, yapı ile ilgili detaylara geçelim.

Kız Kulesi Hakkında Bilgi

Küçük bir adacığın üzerine inşa edilmiş olan kule, yaklaşık 18 metre yüksekliğinde. 5 kattan oluşan yapı, Üsküdar İlçesi’nde kalan son Bizans yapısı konumunda. Kuleye antik zamanlarda Atina Kralı Chares’in eşi olan Damalis’in adı verilmiş. Efsaneden esinlenenlerin “Leandros’un Kulesi” adıyla bahsettikleri kule, Bizans döneminde “Arcla” (Küçük Kale) olarak anılmış. Tarihi yapıya günümüzde kullanılan adını verenler, Osmanlılar olmuş.

Geçmişte yangın ve deprem felaketleri ile defalarca kullanılamayacak duruma gelen kule, yapısal anlamda günümüzdeki şeklini büyük oranda II. Mahmud dönemindeki onarım çalışmaları sonucunda elde etmiş. Hatta bu çalışmalar sırasında padişahın tuğrası, bir kitabeyle birlikte yapının girişine eklenmiş.

Kız Kulesi Tarihi

Kız Kulesi Üsküdar İstanbul hakkında bilgiler

Tarihi kaynaklarda adından ilk kez M.Ö. 410 yılında söz edilen kule, Atinalı Alkibiades tarafından boğazdaki gemi trafiğini denetlemek ve onlardan vergi almak amacıyla inşa ettirilmiş. Sarayburnu Sahili’nden çekilen zincir sayesinde önemli bir kontrol noktası haline gelen yapıya M.Ö 341’de Chares, eşi için bir lahit yerleştirmiş.

Roma döneminde yapı, günümüzdeki görünümünü kazanmaya başlamış. İmparator Manuel Comnenos’un emriyle kulesi tamamlanan kayalık, kentin savunmasına yardım edecek hale getirilmiş. Yüzyıllar boyunca çok kez harap hale gelen tarihi kule, Bizans’ın son zamanlarında kenti Osmanlı kuşatmasından kurtarmak için gelen Venedik filosuna barınak olmuş.

Osmanlı’nın kenti ele geçirmesinin ardından yapıda geniş çaplı tadilat çalışmaları gerçekleştirilmiş. Bu dönemde yapı savunma özelliğini yitirmese de ağırlıklı olarak Mehter Takımı’nın gösterileri için kullanılmış.

Cumhuriyet döneminde kule ağırlıklı olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Denizcilik İşletmeleri gibi devlet kurumlarının hizmetine verilmiş. Yapı uzun süre çeşitli amaçlarla istasyon olarak kullanılmasının ardından 1995-2000 arasında geniş çaplı bir restorasyon sürecine alınmış. Çalışmaların bitirilmesinin ardından halka açılan yapı, günümüzde özel bir şirket tarafından restoran ve müze olarak işletiliyor.

Kız Kulesi Efsanesi

Kız Kulesi hakkında bilgi ve fotoğraflar

İstanbul gibi büyük bir kentin ortasında olmasına rağmen insanların kolayca ulaşamayacağı bir noktada olması, zaman içerisinde yapının başrolünde olduğu çok sayıda efsanenin ortaya çıkmasına neden olmuş.

Kule hakkında türetilmiş en bilinen hikâye, imparatorun kızı ile ilgili olanı. Rivayete göre Bizans imparatorunun bir kızı olmuş. Doğuma çok sevinerek prensesin doğum gününü bayram ilan eden imparatorun mutluluğu ise çok uzun sürmemiş. Çünkü bilginlerin en yaşlısı, kudretli hükümdara kızının 18 yaşına basmadan bir yılan tarafından ısırılacağını ve öleceğini söylemiş. Bunun üzerine imparator denizin ortasındaki yapıyı onartarak, kızını kuleye yerleştirmiş. Ancak, bir süre kulenin güvenli ortamında yaşayan prenses kaderden kaçamamış ve meyve sepetinde adaya gelen bir yılan tarafından ısırılmış. Kızının ölümünün ardından çok üzülen imparator, prenses için pirinçten bir tabut hazırlatmış. Ardından yılanların kızına asla ulaşmaması için tabutu Ayasofya’nın yüksek duvarlarından birinin üzerine koydurtmuş. Halk arasında, Ayasofya Müzesi ziyareti sırasında görebileceğiniz bu tabutun üzerindeki 2 deliğin ölümünün ardından bile prensesin peşini bırakmayan yılanın işi olduğuna inanılıyor.

Sıkça anlatılan bir başka efsane ise Osmanlı döneminde geçiyor. Ordusuyla İstanbul’u kuşatmaya gelen Battal Gazi karargâhını kıyıya kurup, yedi sene boyunca burada kalmış. Bu durumdan ürken imparator kızını ve değerli hazinesini kuleye kapatmış. Bu durumu öğrenen Battal Gazi bir gece sessizce kuleye gidip, hem âşık olduğu prensesi hem de hazineyi karargâhına kaçırmış. Ardından da atına atlayıp, bölgeden hızla uzaklaşmış. Duyduğuma göre bu hikâyenin “Atı alan Üsküdar’ı geçti” sözünün çıkış noktasını oluşturduğuna inanılıyor.

Hero’ya âşık olan Leandros’un, sevdiğine kavuşmak için her gece yüzdüğü yapı hakkında başka bir hikâye daha öğrenmek isterseniz, Galata Kulesi ile ilgili yazıma göz atabilirsiniz.

Kız Kulesi Restoranı

Kız Kulesi restoranı

Eşsiz güzellikteki İstanbul Boğazı’nın Marmara’ya açılan kısmına yakın konumda yer alan Kız Kulesi’nde haftanın 7 günü hizmet veren bir restoran ve bar bulunuyor. Akşamları kent manzarası eşliğinde sevdiklerinizle keyifli öğünler tüketebileceğiniz restoranda gündüz kahvaltı ve öğle yemeği servisi de yapılıyor. Kahvaltı servisi hafta içi 09.00, hafta sonu 10.00’da başlayıp; 13.00’da sona eriyor. Öğle yemeği servisi ise 12.00’dan itibaren başlıyor.

Restoranın akşam yemeği menüsü 2 farklı seçenekten oluşuyor. Özel günlerde kutlama yapmak için tercih ettiğim mekânlar arasında yer alan Kız Kulesi Restoran’ın menülerinde en beğendiği nokta, her iki seçeneğinde zengin içeriğe sahip olması. Restoranın menüsünü ve fiyatlarını şu linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

Konuklarını 360°’lik boğaz manzarası ile mest eden Kulede Bar, çeşitli organizasyonların düzenlenebileceği şekilde donatılmış. Talep edilmesi durumunda özel paketlerin sunulabildiği bar, 20.15-00.30 arasında servis veriyor. Restoran ve bar hakkında detaylı bilgiyi http://www.kizkulesi.com.tr/ adresinden bulabilirsiniz. Sitede ayrıca kullanıcılara online rezervasyon imkânı sunuluyor.

Kız Kulesi nerede ve nasıl gidilir?

İstanbul Kız Kulesi nerede ne nasıl gidilir

2.000 yılı aşkın süredir boğazın güzelliğine güzellik katan Kız Kulesi, Üsküdar’da Salacak Sahili’nin 200 metre kadar açığında yer alıyor. Kule boğazın her iki yakasından da rahatça görülebilmesine rağmen yakınlığından dolayı en iyi Salacak’ın sahil kesiminden izlenebiliyor.

Kuleye Salacak’tan veya Kabataş’tan kalkan tekneler aracılığıyla ulaşabilirsiniz. Ben fazla zaman kaybetmek istemediğim günlerde Salacak Sahili’nde bekleyen tekneleri tercih ediyorum. Kabataş‘tan kalkanlar ise yolcularına boğaz havasını soluma fırsatı veriyor. Salacak’tan tarihi yapıya ring tekneleri gündüzleri 09.15’dan 18.30’a kadar, her 15 dakikada bir kalkıyor. Kabataş’tan seferler ise hafta içi 12.00’de, hafta sonu 10.00’da başlıyor. 45 dakikada bir kuleden Kabataş’a giden araçların son sefer saati 19.00.

Her iki lokasyondan kuleye akşam saatlerinde de seferler düzenleniyor. Ancak bu seferlere sadece rezervasyonu olan misafirler kabul ediliyor. Tekne tarifesi hakkında güncel bilgileri http://www.kizkulesi.com.tr/Sayfa/gunduz/ziyaret adresinden yer alan tablodan edinebilirsiniz.

Kız Kulesi Ziyaret Gün ve Saatleri

İstanbul Kız Kulesi gezisi

Hem müze hem de restoran olarak faaliyet gösteren tarihi yapıyı yılın 365 günü 09.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Gündüzleri kahvaltı dışında kuledeki alanlardan faydalanmak için rezervasyon yaptırmak gerekmiyor.

Tarihi değeri ve manzarasıyla gezginlerin İstanbul gezilecek yerler listelerinin vazgeçilmez parçası konumundaki kuleye giriş ücreti olarak yetişkinlerden kişi başı 20, öğrenci ve 60 yaş üstü vatandaşlardan 10 Türk Lirası talep ediliyor.

Son olarak, İstanbul’da konaklama konusunda genel bilgileri ve otel tavsiyelerimizi İstanbul’da nerede kalınır? başlıklı yazımızda okuyabilirsiniz.

Uygun Uçak ve Otobus Biletleri
Balayı Turları
PAYLAŞ
Yurt içi & yurt dışı birbirinden güzel seyahat destinasyonları hakkında pratik ve eğlenceli bilgiler...

Yorum Yapın

Lütfen yorum yazın.
Lütfen adınızı yazın