ziyarete açık en ünlü hapishaneler

Otel fiyatlarını incelemek ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın.

Hapishaneler çoğu zaman birçok zorluğun yaşandığı karanlık yerler olarak bilinir. Bu yapılar, diğer tarihi yerler gibi bir ülkenin siyasi tarihi, suç ve cezaya bakışı ve özgürlük ile insan hakları ile ilgili yasalarını tasvir eden bir pencere gibidir. Her yıl dünyanın her yerinde milyonlarca insan hapishanelerin puslu koridorlarında kendi tarihlerine ve iç dünyalarına tanıklık etmektedir.

Teksas Hapishane Müzesi‘nde deri parçaları olan tahta bir sandalye sergilenir. Neo klasik döneme ait bir eşya gibi görünse de bu sandalyede inciler yoktur. Onun yerine el ve ayak bileklerini bağlamak için kullanılan deri bağlar vardır ve bu bağlardan elektrik geçerek hükümlünün vücuduna ulaşır. Hapishanelere ait bu tarz eşyaları görmek farklı bir tecrübedir. Peki ziyarete açık en ünlü hapishaneler hangileri?

1. Robben Adası, Güney Afrika

Robben-cape-town

Cape Town kıyısında bulunan bu UNESCO Dünya Tarih Mirası alanı hastane, askeri üs ve en önemlisi de Güney Afrika’nın ırkçılığı yoğun olarak yaşadığı dönemde siyasi suçlular için hapishane olarak kullanılmıştır. 1990’lı yılların sonunda Güney Afrika’daki karışıklık bitince siyasi suçlular serbest bırakılmıştır. Buradaki hükümlülerin en ünlüsü hiç şüphesiz ki Nelson Mandela‘dır. Bu hapishanede 18 yıl kalan Mandela, 1994 seçimlerini kazanarak ülkenin ilk siyahi lideri olmuştur.

Az bilinen bir gerçek: Robben Adası soyu tükenmekte olan bir Afrika penguen türüne ev sahipliği yapmaktadır.

Nasıl gidilir: Günde üç kez (yoğun dönemlerde günde dört kez) Cape Town’dan Robben Adası’na bot seferleri düzenlenmektedir. Yolculuk yaklaşık 30 dakika sürmektedir. Tur ise 4 saat sürmektedir. Tam bilet 23 Dolar, indirimli bilet 13 Dolardır.

2. Old Melbourne Gaol, Avustralya

Old-Melbourne-Gaol

1842 – 1929 yılları arasında Old Melbourne Gaol, Avustralya’nın en azılı suçlularına ev sahipliği yapmaktaydı. Seri katil Frederick Bailey de burada yatmıştır. Bu hapishane kullanıldığı dönemde 133 kişi burada idam edilip hapishanenin bahçesine isimsiz mezarlar şeklinde defnedilmişlerdir. Gaol‘un en ilginç kısımlarından biri ölüm maskeleridir. Bir hükümlü idam edildikten sonra başı tıraşlanıp yüzüne plaster uygulanıp bu şekilde maskeler yapılmıştır. Tarihçiler bunu yönetimin bir güç sembolü olarak yaptığını ve suç üstündeki zaferi sembolize ettiğini düşünmektedir. Bu maskeler, suçluların kişiliklerini analiz etmek için de kullanılmıştır.

Az bilinen bir gerçek: 1864 yılına kadar hapishanede kadınlar için ayrı bir hücre yoktu. Bu yüzden kadın, erkek ve çocuklar birlikte kalıyordu.

Nasıl gidilir: Old Melbourne Gaol 09:30 – 17:00 arasinda ziyarete açıktır. Toplu taşıma ile buraya ulaşmak oldukça kolaydır. Tam bilet 19 Dolar, indirimli bilet 10 Dolar’dır. Ziyaretinizden en az bir saat önce ziyaretinizi web sayfasından planlamasınız.

3. Alcatraz, Amerika Birleşik Devletleri

alcatraz-san-francisco

Amerika‘daki en olaylı hapishanelerden biri Alcatraz‘dır. 1850’lerde askeri üs ve hapishane olarak kullanılan yapı 1934 – 1963 yılları arasında devlet hapishanesi olarak kullanılmıştır. Hapishane, San Francisco Körfezi ile çevrilidir ve bunun hapishaneden kaçışı engelleyeceği düşünülmektedir. Fakat 1962 yılında John Anglin, Clarence Anglin ve Frank Morris bu teoriyi yağmurluklarından bir araç yapıp hapishaneden kaçarak denemişlerdir. Fakat kaderleri hala bilinmemektedir.

Az bilinen bir gerçek: Her yıl Alcatraz’dan San Francisco’ya 2.5 kilometrelik bir mesafe atletler tarafından yüzülür. Bunu 27 kilometrelik bir bisiklet sürüşü ve 12 kilometrelik bir koşu izler.

Nasıl gidilir: Adaya tek ulaşım şekli Alcatraz seferleri iledir. San Francisco’daki 33. limandan buraya yıl boyunca gece ve gündüz seferleri düzenlenir. Biletler tükenebilir, Bu yüzden rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Tur, yaklaşık 2 saat sürer.

4. Elmina Kalesi, Gana

Elmina-kalesi

UNESCO Dünya Tarih Mirası alanı olan bu kale, 1482‘de Portekizliler tarafından Guinea Körfezi‘nde inşa edilmiştir ve Avrupalıların Sahara Afrikalıları ile ilk iletişim yeri olduğu düşünülür. Yüzyıllar boyunca birçok koloni tarafından kullanılan yapı, sonunda köle ticaretinin sembolü olmuştur. Binlerce Afrikalı yakalanıp buraya girmiş ve dönmemislerdir. Gemilere yüklenip Avrupa’ya ve sömürgelerine satılmışlardır.

Az bilinen bir gerçek: Elmina Kalesi Avrupa’da bulunan en eski yapılardan biridir.

Nasıl gidilir: Elmina Kalesi’ne Gana merkezinde bulunan Cape kıyısından taksi ile ulaşabilirsiniz. Müze, 09:30 – 16:30 arasında açıktır. Gana vatandaşı olmayanlar için tam bilet 10, indirimli bilete 2 Dolar’dır.

5. Tuol Sleng, Kamboçya

Tuol-Sleng

Khmer Rouge 1975 yılında yönetimi ele geçirince önceden lise olarak kullanılan bu yapı binlerce insanın işkenceye maruz kalacağı bir hapishaneye dönüştürülmüştür. Hapishaneye otuz dakika mesafedeki bir alanda binlerce erkek, kadın ve çocuk cesedi yıllar sonra bulunmuştur. 1979 yılında rejimin değişmesi ile Tuol Sleng bir müzeye dönüştürülmüştür. Müze, yaklaşık 17 milyon insanın soykırım sonucunda hayatını kaybetmesini sembolize eder.

Az bilinen bir gerçek: Angelina Jolie “First they killed my father: A daughter of Cambodia remembers” (“Önce Babamı Öldürdüler: Kamboçyalı Bir Kız Çocuğu Hatırlar” isimli bir filmi yönetmektedir. Filmin konusu Khmer Rouge döneminde yaşayan Loung Ung isimli bir çocuğun hatırladıklarıdır.

Nasıl gidilir: Tuol Sleng, Phnom Penh’dedir ve şehir merkezinden taksiyle ya da tuk tuk ile ulaşılabilir. Burdan sonra 30 dakika mesafedeki Choeung Ek Soykırım Merkezi de ziyaret edilmelidir.

6. Şeytan Adası, Fransız Guyanası

french-guiana-devils-island

Atlantik kıyısındaki Fransız Guyanası 1850’lerde Fransız imparatoru III. Napolyon‘un emri ile inşa edilmiştir. Yaklaşık yüzyıl boyunca koloni, üç ada ve ana karasıyla binlerce suçlu ve siyasi hükümlüyü sosyal hizmetlerde ağır işlerde çalıştırmıştır. Bu işler hükümlülerin uzun saatler zor koşullar altında ormanları temizlemek, yol inşa etmek ve kendi hücrelerini yapmayı kapsamaktadır. Suçluların kaçma hayalleri virüslü sular, tropik hastalık tehditleri ile son bulmuştur.

Az bilinen bir gerçek: Henri Charriere isimli biri 11 yıl bu hapishanede yattıktan sonra hindistan cevizlerinden yaptığı bir araç ile buradan kaçmıştır. Hikayesi 1973 yapımı “Papillion” adlı filme konu olmuştur ve filmde Steve McQueen ve Dustin Hofman rol almıştır.

Nasıl gidilir: Başkent Cayenne’den Kourou iskelesinden bir saatlik bir otobüs yolculuğu ile gelebilirsiniz. Kourou Iskele’sinden buraya gün boyunca bot seferleri vardır.

7. Chateau d’if, Fransa

Chateau-d-if-Fransa

16. yüzyıldan kalma bu hapishane Alexandre Dumas‘ın 1844 yılında yazdığı “Monte Kristo Kontu” ile ünlü olmuştur. Şato, Marseille Körfezi’nin güçlü dalgaları ve uzak konumu nedeniyle dini ve siyasi suçlular için ideal bir yer olmuştur. Taş duvarlar ve hijyenik olmayan koşullar üç yüz yıl boyunca hükümlülerin kötü koşullarla yaşamasına neden olmuştur. Hapishane 19. yüzyılda kapatılarak turistik bir yer olarak halka açılmıştır

Az bilinen bir gerçek: Dumas’ın romanındaki Edmond Dantes karakteri aslında gerçek değildir.

Nasıl gidilir: Marseille limanından buraya 20 dakikalık bir bot seyahatiyle gelebilirsiniz. Sefer saatleri mevsime göre değişmektedir. Avrupa Birliği vatandaşları ve 18 yaş altı ziyaretçiler ücretsiz girerken yetişkinler 6 Dolar öder.

PAYLAŞ
İzmir doğumlu, Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Süper gücü İngilizce öğretmek – Ege Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu’nda 3.5 yıl okutmanlık yaptıktan sonra mini mini yavruları ile Çalıkuşu misali öğretmen olmanın 7. yılında. Üniversite günlerinden beri çeviri yapıyor ve bulduğu her fırsatta seyahat etmeye, yeni kültürler, diller, tatlar tanımaya çalışıyor.

Yorum Yapın

Lütfen yorum yazın.
Lütfen adınızı yazın